14 Mart 2018 Çarşamba

MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERİMİZ

Millet ve ülke olarak ayakta durmanın en önemli şartı tarihî ve manevi değerlerimize, mirasımıza sahip çıkmaktır..
"Onun için eğitim ve öğretimde bu konulara öncelik vermeliyiz.. Bu değerlerin geleceğe taşınmasının yolu ise çağı ve geleceği iyi anlamaktan geçer. Tarih ve kültürü 'müzelik' eşyalar gibi görmek yanlışların en büyüğüdür..
Tarihte yaşayamayız, o bize geleceğimizi kurmak için bir temel sağlar.. Tarihimizi, gündelik siyasi ve ideolojik tartışma ve çatışmaların meydan muharebesi alanına çevirmek de son derecede yanlıştır..

Tarihin yanında din alanındaki tartışmalar da insanların doğru bilgilenmesine yönelik olmaktan çok siyasi kutuplaşmanın cephanesi olarak görev ifa ediyor..

Bir tarafın din üzerinden Cumhuriyet’e ve Atatürk’e yönelttiği ithamlar, öteki tarafın en azından bir kesiminde din aleyhtarlığının yeşermesine hizmet ediyor..

Hoca Ahmed Yesevî’den Hacı Bektaş-ı Veli’ye, İmam-ı azam Ebu Hanife’den İmam Maturidi’ye uzanan tarihî çizgiden günümüze intikal eden din anlayışımızın yirminci yüzyılda maruz kaldığı sapmaları, konunun uzmanları dile getiriyor..

Hiç şüphesiz insanlara inen kutsal kitapların anlaşılması ve uygulanması tarihî, toplumsal ve kültürel şartlarda gerçekleşir.. Bu bakımdan dinlerin farklı yorumları vardır ve bu böyle olmaya devam edecektir..

Günümüzde hem İslam âlemi hem de Türkiye açısından hayati önem taşıyan konuların başında dinin algılanma ve uygulanma biçimleri geliyor.. Devletimizin, aydınlarımızın ve STK’lerin bu konu üzerinde ciddiyetle durması şarttır..

Bir kesimin İslamsız Türklük veya Türkçülük arayışları da bir başka kesimin Türksüz Müslümanlık iddiaları da bu milletin tarihî birikimine aykırı olduğu gibi geleceği için de tehlikeli fantezilerdir..

Türk Milleti yeniden cihanşümul iddia sahibi olacak.. Türk dünyası, İslamâlemi ve insanlık için insani değerler temelinde yeni bir medeniyetin öncülüğünü yapacaksa bizim kadim tarihî değerlerimizle inancımızın çağdaş bir yorumuyla mümkün olacaktır..
Çünkü teknoloji ve bilim, insanlığın gelişimi açısından çok hayati işleve sahip olsa da değerler olmaksızın fazla bir anlam ifade etmezler.. Medeniyetin ruhunu oluşturan ise inançtır, ahlaktır, dildir, gelenektir ve temel insani değerlerdir..."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder