22 Nisan 2018 Pazar

Çocuklar bayramlarını kaybetti..

"Bugün 23 Nisan; biz çocukken, 'neşe doluyor insan' diye devam ederdi bu cümle mutlaka.. Lafta kalmazdı, başta çocuklar olmak üzere insanlar sahiden neşeyle dolardı da.. Artık derin bir keder var her yanda..
Biz çocukken; "Sanki her tarafta var bir düğün / Çünkü, en şerefli, en mutlu gün" diye şarkılar söylerdik '23 Nisan'larda.. Günler öncesinden başlardı heyecan..

Bazen soğuk olurdu hava.. Sabah ayazında, geçit töreninin ciddiyetine uygun şekilde montsuz, beresiz, eldivensiz tir tir titrerdik, tiril tiril yavrukurt üniformalarımızla; o titreme bile kutsal gelirdi bize!..
Onurlu.. Gurur duyardık kendimizle.
Uzun, upuzun sürerdi "bayram'ımız o zaman; acıkırdık.. Öğretmenimizden gizli gizli, ama zinhar ön sıranın nizamını bozmadan, artık simittir, halka tatlıdır, talaş böreğidir hangisinin satıcısına denk gelirsek alır, aynı gizlilik içinde yerdik afiyetle..
Şimdiki çocuklar ne o şarkıyı söylüyorlar, ne o 'titreme'yi tanıyorlar, ne de o heyecanı duyuyorlar.. 22 Nisan'la 23 Nisan arasında hiçbir fark yok duygu dünyalarında..
Bayramı olmayan çocuk kuraklığında büyüyorlar!
Biz oyuncak bebeklerimize giydirirdik; şimdi sapkın fetvaların caizdir dediği yaşta gelinlik kılıklı kefen geçiriliyor bir kısmına..
En çok cami avlularında gördüklerimiz var bir de; ya annelerinin kucağında, ya kucağında bir fotoğrafla tanımadığı bir sürü asker abinin arasında, çoğu zaman gözlerinde düştü düşecek bir damla, yaslamış alnını ay-yıldıza, öksüz-yetimliğin şerefli ambalajı/'şehit çocuğu' olarak anılacak hayatının geri kalanında...
Velhasıl.. Çocuklar bayramlarını kaybetti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder