2 Mayıs 2018 Çarşamba

3 Mayıs Türk Milletinin yeniden diriliş hamlesidir

"Milletin çıkarları ve devletin bekası davasında girdikleri sınavların hiçbirinden bütünlemeye kalmayan, fikirlerini esen rüzgâra göre değil derin tarihimizin ilhamına göre geliştiren Türk Milliyetçileri, bugün büyük bir görevle karşı karşıyadır..
Bu görev, toplumda yaşanan ayrışmaya karşı millî birliği güçlendirmektir.. Unutmamalıyız ki, bizim davamız ne kuru cihangirlik ne de kuru kuruya övünmeye dayalı, içi boş bir milliyetçilik davasıdır..

Bizim davamız; bu asil milletin geçmişten geleceğe uzanan macerasında, adalet ve nizam kavramlarında simgeleşen 'Kızıl Elma'nın peşinde koşma davasıdır..
Bin yılı aşkın bir süredir önder olduğumuz İslam dünyasına ve bütün insanlığa örnek olma davasıdır.. Bu, bir kuru siyasi hâkimiyet meselesi de değildir; bir medeniyet davasıdır..
Çünkü tarihte Türk, zorunlu kaldığı durumlar dışında, asla içe kapanmacı ve dışlayıcı değil; fethedici, yani yeni kapıları açıcı, kuşatıcı, kapsayıcı ve düzen götürücü bir millet olmuştur..
Bugün Türk Milliyetçileri, sıkıştırılan ve dar bir alana hapsedilen milletimizin Anadolu’daki yeni Ergenekon’undan çıkışı olan Millî Mücadele’yi de,
3 Mayıs 1944’te kendi devletleri tarafından maruz bırakıldıkları işkenceler sonrasındaki gelişmeleri de tarihimizin uzun hikâyesindeki yerlerine oturtmalıdırlar..
Türk Milliyetçileri, 21. yüzyılın bütün insanlık için taşıdığı anlamı ve getirdiklerini anlamazlarsa ne Türk Milletine ne de Türk dünyasına vaat edebilecekleri hiçbir şeyleri olmayacaktır..
3 Mayıs 1944’ün kahramanlarını, Nihal Atsız’dan Alparslan Türkeş’e, Zeki Velidi Togan’dan Reha Oğuz Türkkan’a, Fethi Tevetoğlu’ndan Orhan Şaik Gökyay’ya, Osman Yüksek Serdengeçti’den Nejdet Sançar’a hepsini ve diğerlerini, ahirete intikal etmiş bütün Türkçü büyüklerimizi rahmetle anıyoruz.. Ruhları şad olsun.
Tanrı Türk’ü korusun ve yüceltsin!.."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder