3 Haziran 2018 Pazar

MAKAM VE MEVKİ HASTALIĞI

Belki biraz abartılı gelebilir sizlere ama yaşadığımız toplumun ,
ülkemizin bence en büyük hastalığı MAKAM VE MEVKİ hastalığıdır.
Bu uğurda nice dostlukların bittiğine,arkadaşlıkların son bulduğuna şahit oldum ki...
Kişiliğinden emin olmayan insanlar bu açıklarını kapatabilmek için ya bir mevki makam sahibi olmak istiyorlar yada bulundukları mevkinin bir üstünün peşinde koşuyorlar.
Şundan emin olun ki, benden senden iyi biliyorlar ki, o makam olmadığında hiç bir değerleri olmayacak, işte bu korkuyu yaşayan liyakatsiz kişiler mevkilerini korumak için akla hayale gelmeyecek yollara başvurabiliyorlar.
Sen kutsal bir davanın peşinde koşarken onlar kendileri için tek kutsal olan koltuğun peşinde koşuyorlar.
Günümüzde yaşanan mezhep, din etnik köken gerginliklerinin parti içi çekişmelerin,kurumlardaki koltuk kavgalarının hepsinin temelinde bu hırs yatmaktadır.
Ve ne yazıkki bu hırslarını tatmin edebilmek için sürekli birilerinin kutsalına sarılıyor ve her zaman karşıda düşman yaratmaya kalkıyorlar.
Çünkü biliyorlarki düşman her zaman kendi etrafında oluşturduğu safları sıklaştırır.
İddia ediyorum bu hırs sahipleri olmasın bu ülkede kardeşlik bağları çok daha çabuk oluşur,dostluklar gelişir.Bu nedenle diyorum ki ,saygıyı hak edene gösterin,
kişiliği koltuğundan makamından alanlara değil.
Bu ülkeyi adım adım dolaşın siyaset açmadan her yörenin insanlarıyla konuşun,hepsiylene kadar güzel anlaştığınızı farkedeceksiniz.Taki siyaset açılana kadar,Nasılda düşmanlık ekmişler sadece ikballeri için.
Bu yazdıklarım sadece bugünkü partileri veya siyasileri kapsamıyor,malesef hep böyle yapılageldi.
Önce siz kendinizi değiştirin unutmayın siz değişmedikçe birşey değişmeyecektir,sen değiş ki dunya değişsin hiç olmazsa dünyan değişsin.
Saygılar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder