30 Kasım 2018 Cuma

Yanmış Ekmek


Çocuk anlatıyor:
“Bir gün annem yoğun bir iş günü sonrasında yemek hazırladı.
Babamın önüne bir kavanoz reçel ve aşırı yanmış bir dilim ekmek koydu.
Ben, babamın yanmış ekmeği fark edip fark etmediğine bakıyordum.
Ancak O, sadece yedi ve bana günümün nasıl geçtiğini sordu.
Kendi cevabımı hatırlamıyorum ama, o anda annem yanmış ekmek için özür diledi.
Babamın cevabını asla unutmayacağım:
‘Tatlım, ben yanmış ekmeğe bayılırım!’
Daha sonra, yatağıma gittiğimde babama gerçekten de yanmış ekmeği sevip sevmediğini sordum.
Bana sarıldı ve fısıldadı:
‘Annen uzun ve zor bir gün geçirmişti ve gerçekten çok yorgundu. Yanmış bir ekmek kimseyi üzemez ancak, sözlerimiz üzer.’...”
*****
Doğru da olsa düşüncelerimizi her hal ve şartta söylememiz uygun olmayabilir.
Sözün nazik olmasına ve kimseyi incitmemesine de özen göstermek gerekir.
Sözü, sadece doğru olduğu için söylemek bazen bir yuvayı bile yıkabilir.
Yiğidi kılıç kesmez, bir acı söz öldürürmüş.
Yunus EMRE’nin dediği gibi:
“Sözü bilen kişinin, yüzünü ağ ede bir söz
Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz,
Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı, yağ ile bal ede bir söz”
Sevgiyle kalın

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder