05 Ekim, 2026

KÖTÜ ZAMAN

 Alt tarafı da, üst tarafı da, geçimimizi sağlamak için çalışıp, biraz okuyup yazıp, birkaç güzel insan tanıyıp, sevip, sevilip, muhabbet edip, çiçek koklayıp, doğayı tanıyıp, biraz da mutlu olup, tekamül edip, biyolojik ömrümüzü tamamlayıp gidecektik dünyadan...

Kader mi diyelim, şans mı diyelim?
50 Bin yıllık medeniyet tarihinde nasıl kötü bir zamana ve alçak, hırsız, yalancı, münafık, ahlaksız, asalak, hain, sırf zarar berbat insanlara denk geldi ömrümüz.

18 Eylül, 2026

KARGALAR

  Kargaların insan yüzlerini yıllarca hatırlayabildiğini ve kin beslediklerini biliyor muydunuz?

Tehdit edildiklerinde, kişiyi hatırlar ve hatta diğer kargaları uyararak bu bilgiyi nesilden nesle aktarabilirler.
Yani dağdaki bir terörist, bir karga öldürse veya karga familyasından birine zarar verse, onu unutmaz, affetmezler. Kendi ırklarına ihanet de etmezler
Bir karganın size karşı olan davranışlarını hareketlerinden algılayabilirsiniz. Yapılan iyiliğe veya kötülüğe karşı davranışsal tepkiler verirler.
Toplum olabilme bilincine sahipler ve dayanışma içinde yaşarlar, birbirleriyle 15-33 farklı sesle iletişim kurarlar ve bir karga öldüğünde cenaze töreni benzeri bir davranış sergilerler.
Kargalar, inanılmaz zekalarıyla insan yüzlerini tanıyabilen, alet yapabilen, sosyal ve karmaşık bir iletişim ağına sahip kuşlardır.
Tek eşli olan bu kuşlar, yiyeceklerini yıkayıp saklar, aile bireylerini tanırlar...
Bir de ironi ekleyeyim...
Bu tespitlere göre, Atatürk'ün çocukken tarladan kovaladığı kargalar, nesilden nesle bu bilgiyi aktardıklarından, kuş beyinli bazıları da bu bilgiyle Atatürk'e düşmanlık ediyorlar.

31 Ağustos, 2026

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

 Büyük Türk Milletinin '30 Ağustos Zafer Bayramı' Kutlu Olsun..

Bağımsızlık mücadelemizin en büyük zaferi, 30 Ağustos Zafer Bayramımızı kutluyor; İzinden asla ayrılmayacağımız Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve vatanımız için kadınıyla erkeğiyle canını ortaya koyan şehitlerimizi saygıyla anıyorum.

22 Ağustos, 2026

GÖNÜLLÜ KANDIRILMA EĞİLİMİ

 İnsanlar bilmedikleri, araştırmadıkları konularda doğrunun gerçekteki gibi değil umdukları gibi olduğunu sanır ve buna inanma eğiliminde olurlar.

Kendisine gerçeğin sandığı gibi olmadığının söylenmesi, ortaya konması hiç hoşlarına gitmez ve genellikle sanılarına inanmaya devam ederler, çünkü bu zahmetsiz ve kolaydır.
Yeni edinecekleri bilgilere veya yeni duydukları gerçeğe inanacak olurlarsa parametrelerini yeniden düzenlemeleri gerekir ki bu zihinsel olarak yorucu ve zahmetlidir.
İnsan beyni, kolay olanla zor veya zahmetli olan arasında seçim yapmak durumunda kaldığında kolay ve zahmetsiz olanı tercih eder.
Propaganda, insana nasıl düşüneceğini değil, ne düşünmesi gerektiğini empoze eder ve insanlar kolay olanı seçerek, nasıl o yargıya vardıklarını bilmeden onu düşünür, söylenene inanır.
Algı mühendisleri ve kurnaz siyasetçiler de bu durumu tepe tepe kullanırlar.
Bu yorucu ve zahmetli işten kaçınıldığı için din konusunda da kulaktan dolma bilgilere iman edilir.
İnsanlara, başkalarınca ne düşünmesi gerektiği çeşitli ve etkili yollarla, tekraren söylenmesi halinde yorucu olan araştırma, yorumlama ve karar verme sürecini atlayarak kolayca, sanki bunları kendi yapmış gibi o inanca sahip olurlar.
TV'lerde her gün onlarca kez, sanki bir seferde anlayamayan geri zekalıymışsınız gibi size izletilen aynı reklam için neden para harcanıyor sanıyorsunuz?
Siyasi propagandalarda aynı vurgunun aynı iddianın defalarca tekrar edilmesi nedendir sanıyorsunuz?
Doğruyu söyleyen birinin, esasen yalancı biri tarafından sürekli, tekraren yalancılıkla itham edilmesi de bu yüzdendir.
Bunun yanında oltaya bazı yemler ve umut da takıldığında insanları inandırmayacağınız, ikna edemeyeceğiniz şey yoktur.
İnsanlar en kolay şekilde kolaycılıktan, sanılarına inanmışlıklarından ve midelerinden yakalanır.
Ülkemizde olan biten ve sürekli tekrarlanan döngü de budur.
Oltayla sazan balığı yakalamak bile bundan zordur.