Son iki olay buz dağının sadece ucu.
Bu durum belki bir süre daha gizlenebilir, kilimin altına süpürülebilir ama eni sonunda o buz dağıyla çarpışma kaçınılmazdır.
Yanlış eğitim politikalarıyla ve yanlış kişilerle 35 yıldır göstere göstere bu duruma gelindi.
Eğitimde sürekli sistem değişiklikleri,
Öğretmen yetiştirme ortamları,
Öğretmenin itibarının düşürülmesi,
Oy avcılığı uğruna cehaletin kutsanması, cahillerin aydınlara karşı kışkırtılması,
Sendika adı altında yandaş tetikçi oluşumlar,
Liyakatsiz atamalar, yandaş kayırmacılığı,
En tepeden en aşağıya, kifayetsiz muhteris yöneticiler,
Bilimsel eğitime savaş açmış cemaat ve tarikatların eğitim sistemimizde etkin hale getirilmesi,
Çağı ve yakın geleceği okuyamamak, feraset eksikliği,
Saçma sapan müfredat değişiklikleri,
Atatürk ve Cumhuriyeti küçümsemeler, düşmanlıklar,
Ekonomik krizler, sefalet, yolsuzluklar, hırsızlıklar,
Kontrolsüz sosyal medya, TV dizileri, idol haline getirilen saçma sapan karakterler...
vs. vs...
Eğitimde hiç mi olumlu bir şey olmadı diye düşünüyorum, bulamıyorum.
Bu iş polisiye tedbirlerle, okullara polis koymakla çözülecek bir konu değil.
Böyle bir ortamda yetişmiş, bugün öğrenci velisi olan kişilerle ve aileden başlayarak toplum da yozlaştı, sosyoloji de bunlara paralel olarak bozuldu.
Durum vahim...
Konu toplum ve sosyoloji ise, 10 yılda bozduğunuz nesil, her şeyi doğru yapmak şartıyla, o nesil yok oluncaya kadar düzeltilemez. Bu da en az 30-40 yıl sürer.
E bizde 35-40 yıldır bozulması sürmüş bir toplum ve sosyoloji var.
Gerisini siz hesap edin.

