Bana neyi, niye dayatıyorsun arkadaş?
Gerek kamusal alanda, gerek toplum içinde, kılık kıyafet, eylem, söylemlerinle, bazen zorunlu tutarak, ideoloji haline getirerek, idari veya mahalle baskısıyla din adına bana inançlarını, ritüellerini neden dayatıyorsun?
Beni Tanrı ile niye korkutuyorsun?
Ben senin gibi inanmak istemiyorum!..
Tanrı ile aramda özel, sadece ikimizi ilgilendiren, Tanrı'nın istediği şekilde, etik ve ahlaki değerlere dayanan akılcı bir ilişki var. İçim rahat ve huzurluyum, bence ikimiz de bu ilişkiden memnunuz.
Sen de benim gibi inanmak zorunda değilsin, bu bağlamda istersen kendi inandığın veya yarattığın bir Tanrı'ya veya çay bardağına tap, beni ilgilendirmez.
İşte buna idare açısından laiklik, toplumsal açıdan sekülerlik deniyor ki bence iyi insan bunları içselleştirmeyle olunur, toplumsal huzur da böylece sağlanır.
Eğer seni kötü insan olmaktan alıkoyan tek şeyin inandığın dinin Tanrısından korkman olduğunu iddia ediyorsan, iyi insan olmak ve ölünce mükafatlandırılman adına kendi inançlarını başkalarına dayatmaya çalışıyorsan, sen zaten kötü birisindir.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Güzel insanlarla söylenen güzel sözler hiç bir zaman israf değildir. Yeter ki yürekten ve samimiyetle söylensin.
Sevgiyle kalın