PKK, türevleri ve yandaşları DÜŞMAN'ımız değildir.
Onlar bizim HAİN'imizdir.
DÜŞMAN ve HAİN arasında çok bariz farklar vardır.
Düşman ile yazılı veya yazılı olmayan bir hukuk olur. Bu savaş hukuku da olabilir, ahlaki ve etik kurallar da olabilir.
Kim olduğunu, nerede konuşlandığını, neler yapacağını ve yapmayacağını bilirsin. O da seni bilir.
Milli kaynaklarından, ekmeğinden, suyundan, ülkenin imkanlarından faydalandırmazsın, o da buna tevessül etmez zaten.
Düşmanın bir statüsü vardır.
Fakat hain öyle değildir. Ülkende, yanında yaşar, ekmeğini yer, suyunu içer, her imkandan faydalanır, milli değerlerine saldırır, sinsi saldırılarla insanlarını öldürür, seni zayıflatmaya çalışır, fırsatını kollar hançerlemek için. Pirincimizin içindeki beyaz taştır.
Hain, hiçbir hukuk, etik ve ahlak kuralını tanımadığı için, hukuka, merhamete, etik kurallara da layık değildir.
Hainin hiçbir statüsü olamaz.
Düşmanla BARIŞ yapılabilir, karşılıklı şartlarda anlaşılabilir ama hainle bu söz konusu bile olamaz, eşyanın tabiatına, hayatın olağan akışına aykırıdır.
HAİN'leri DÜŞMAN sınıfına koymak, öyle davranmak onlara büyük lütuftur, statü sahibi yapmaktır, iyiliktir, şımartmaktır, alan açmaktır.

