Bunu herkes iyi anlamalıdır, anlamayanlar kafasına iyice sokmalıdır. Bir kısmı hariç Türk Milliyetçilerinde kafalar değişmiştir; o bir kısmına da milliyetçi değil milliyetçi geçinen veya milliyetçilikten geçinenlerdir. Çünkü Milliyetçilik, ancak vicdanı ve fikri hür, dik durabilen aydın kişiler için bir seçenektir.
Gerçek Türk milliyetçileri bakış açısını güncellemiş, beyinlerdeki seti yıkmıştır. Uzun zamandır beklenen ve kaçınılmaz noktaya gelinmiş, halen zorbalıkla var olmaya çalışan statükocu zihniyet zayıflamış hatta kaybetmiştir. Türk milliyetçileri şu anda her ne kadar dağınık görünseler de değişerek gelişmecilik, yenilikçilik güçlenmiştir/ güçlenmektedir.
Bilimsel deyimle "paradigmalar değişmiştir"
Artık kimse bu hareketi ve hiç bir mensubunu kerameti kendinden menkul kişilerle, kafasına göre yönetemeyecektir. O iş bitti, geçmiş ola artık.
Şimdilerde parti kurup tek adamcılık, lidercilik oynayan zevat da akıları varsa bunun farkına varır, o sevdadan vazgeçer, kadro hareketi ve yönetişimle topluma hitap ederler.
Bu durum sosyolojik olarak kaçınılmaz bir gelişmeydi ve bu duruma direnenler sadece vakit ve güç kaybettirmekten başka bir işe yaramadılar.
Bu sosyolojik dinamizm sadece bize özgü değil, her topluluğun, hareketin, ideolojinin doğasında olan bir durumdur. Eğer böyle olmasaydı dünyada hiçbir gelişme olmazdı. Dolayısıyla sanki her zaman kötü bir şeyler oluyormuş, ya da olacakmış vehminde olanların, tarihte örneği bilmem kaç milyon defa yaşanmış olan değişime direnç gösterip kaybedenler sınıfında olmaktan başka şansları olamaz.
Bütün tarihi tecrübeler göstermiştir ki değişime ve gelişime dirençte ısrar edenler hiç kimseye yenilmeseler bile, sadece zaman haklarından gelir ve tarihin çöplüğünde silik bir yazı olmaktan öte gidemezler. Hatırlananlar ise bir şeyleri değiştirebilenlerdir sadece.
Bu gerçekleri sadece milliyetçilerin hamisi olduğunu sanan birileri değil, onların yerini almaya niyetlenen yeni kişiler de özümsemek zorundadır. Onlar da çok iyi anlamalıdırlar ki bu paradigma değişiminden dolayı bu saatten sonra kendileri de bu hareketi ve mensuplarını kafalarına göre yönetemezler. Hele hele geçmişte olduğu gibi "biat etmiş kurşun askerler" olacağını umarlarsa büyük hayal kırıklığına uğrarlar.
Türk milliyetçiliğinin yeni önderleri ve kadrolar İlerleme kaydedip başarı sağladıkları oranda sözleri dinlenir, etkin olurlar. Liderlik payesi başarılı oldukları sürece kendilerine verilir. Aksi durumda ise onlar da paçalarından tutulup aşağı indirilir. Yani “tek adamcılık” bitmiştir.
Başarılı olmanın tek yolu, yetenekli insanlarla yönetişim ve takım çalışmasından geçecektir.
Şu anda dağınık gibi görünen, toparlanmamaları, atalet içinde olmaları için her türlü tezgah, tuzak, sahte yapılar ve kumpas kurulan gerçek Türk milliyetçileri ise birlikte sinerji üretmenin yolunu bulacaktır. Entelektüel düşünce dünyasında beslenen, enerji biriktiren bu insanlar ve de yeni kuşak gençler bir anda bir araya gelecek ki birileri “nerede hata yaptık” diye düşünmeye bile fırsat bulamayacaktır…
Karamsarlığa gerek yoktur, ben umutluyum ve bunun böyle olacağını biliyorum.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Güzel insanlarla söylenen güzel sözler hiç bir zaman israf değildir. Yeter ki yürekten ve samimiyetle söylensin.
Sevgiyle kalın