20 Temmuz, 2026

KADER NEDİR

 Kader konusunu, başımıza geleceklerin, yaşamda neler yapacağımızın, felaketlerin veya iyiliklerin alnımıza, oramıza buramıza yazıldığı şeklinde yalanlarla yutturdular bize.

Oysa bu dinin kitabında bunun öyle olduğunu belirten veya ima eden tek cümle yoktur.
Eğer bunların dediği şekilde olsaydı, "imtihan dünyası" dediklerine ne gerek vardı, günahlarından niye insan sorumlu olsundu?
Kader denilen şey, evrenin, dünyanın, canlı hücrelerin, cansız maddelerin, elementlerin vs. en ince ayrıntısına kadar planlanmış ve kusursuz işleyen kurallarıdır. İşte bu kurallar Tanrının koyduğu kurallardır ve kader denilen şeyin kendisidir.
Mesela;
İki hidrojen atomuyla bir oksijen atomu birleşirse su oluşur.
Elektronlar eksi yüklü parçacıklardır ve atomun etrafında döner.
Sizi oluşturan hücreler de bu atomlardan oluşmuştur ve belirli bir ömrü vardır.
Dünya güneşin etrafında, Ay da Dünyanın etrafında belirli bir yörüngede döner.
Yüksekten düşerseniz kütlenizden ve yer çekiminden dolayı ölürsünüz.
Binayı fizik kurallarına uygun yapmazsanız, depremde çöker altında kalırsınız.
vs. vs...
Daha milyonlarca kural...
Bunlar Tanırının koyduğu kurallardır ve bunları değiştiremezsiniz. Sadece anlayıp, hatta bilmediğiniz kuralları da araştırıp öğrenip, yaşamınızı bu kuralların içinde geçirmek zorundasınız.
Kaderiniz budur.
Tabi bu kurallar içinde nasıl bir yaşam süreceğiniz de alnınıza oranıza buranıza yazılmış değildir, sizin aklınıza, iradenize bağlıdır.
Evet yaratıcı bir Tanrı vardır ama o Tanrı, birilerinin kullandığı, kendi yaratıp işine ticaretine alet ettiği Tanrı değildir. İnanıyorsanız o Tanrı, ortada henüz okunacak bir kitap yokken, sadece "oku" diye eksik ve maksadından farklı tercüme edilen "ikra" şeklindeki ilk mesajında aslında bu kuralları anlamamızı, idrak etmemizi ve yaşamımızı bu kurallar üzerine akılcı ve ahlaklı olarak bina etmemizi istiyor. Bunun için de kendisinden bir parça olan ruh ve akıl verdiğini söylüyor.
Siz o aklı kullanmaz, geliştirmez, ahlaklı olmaz ve böylece size emanet ruhu kirletiyorsanız, "katıldım nahıra, Mevla'm kayıra" şeklinde boş beleş yaşıyorsanız, başınıza gelen felaketleri veya iyilikleri kadere bağlamak, hem Tanrıya iftira etmek, hem bu dünyanızı da ahiretinizi de berbat etmektir.
Bu durumda Tanırdan Cennet beklemek hele de huriler ummak, din simsarlarının aklınızın, iradenizin üzerinde tepinip, sizi hayvandan daha aşağı görmelerine müsaade etmenizdir.
İnanmayan, kader denilen kavramı boş beleş cahil din simsarlarından dinlemek yerine, Kuran'ı anlayarak, üzerinde bütüncül düşünerek okumaya çalışanlar, benim gibi bu sonuçlara varacaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Güzel insanlarla söylenen güzel sözler hiç bir zaman israf değildir. Yeter ki yürekten ve samimiyetle söylensin.
Sevgiyle kalın