Bu zorbalık yine gündemimizde.
bu sistemle bir yere varamayız, okullarda gerek öğrencilere, gerekse öğretmene karşı zorbalık önlenemez.
Önlem almak için daha kaç çocuk hastanelik olacak, kaçı ölecek, kaç öğretmen saldırıya uğrayacak, yaralanacak, ölecek?
Halen devam eden bu Fetö projesi Öğrenci Merkezli Eğitim ve zorunlu eğitim saçmalığıyla, beş on zibidi adam edilecek diye, (ki olmuyor edilmiyorlar, daha beter oluyorlar) eğitim sistemini mahvediyor, eğitim ortamını zehirleyen bu zorba toksinleri diğer öğrencilerden ayrı tutamayıp, aynı ortamda eğitim vermeye uğraşırken pırıl pırıl binlerce gencimizi heba ediyoruz.
Başka önerilerim de var ama şu ikisi acilen yapılmalıdır.
1- Eğitim ortamını sabote eden iflah olmaz zibidiler, diğer öğrencileri de zehirlemeden, etrafına, arkadaşlarına, öğretmenlerine zarar vermeye başlamışsa, eğitimcilerden oluşan bir kurulda durumları görüşülerek, eğitim sisteminin dışına atılmamadan onlar için özel eğitim kurumları açılmalı, oralara yönlendirilmeli, burada sadece öğretmenler değil, psikologlar ve emniyet mensupları da görev almalıdır.
2- Suça bulaşmış ergen ve çocuklar yargılanırken, ebeveynleri de suça iştirak ve bilinçli taksirle aynı suçtan yargılanmalıdır. Kendi çocuğunun eylemlerini görmezden gelen veya olumlayan veya ilgisiz kalan ebeveynlere de bir yaptırım olmalıdır. Bu ebeveynler ayrılmış, boşanmış da olabilirler durum değişmez; çocuk, anne, baba birlikte yargılanıp cezaya çarptırılmalıdırlar.


Zamanında önlem alınmadığı için kangren olmuş bir yaranın tedavisi ne kadar zordur. Yaralı organın kesilmesini dahi zorunlu kılabilir bazen. Psikolojide "Kırık camlar sokağı" adlı bir deneme vardır. Suç ve ceza kavramını çok güzel açıklar.
YanıtlaSilBir zamanlar ülkemizde "Çocuk Mahkemeleri" konusu gündemdeydi. Mutlaka bir pedagogun da mahkemede bulunması söz konusuydu.
Az önce televizyonda izlediğim haber tüyler ürperticiydi. Okullarımız, çocuklar, gençler, öğretmenler nasıl korunuyor, okula silah nasıl sokulabilir?
Öyle geniş bir konu ki saatlerce konuşulabilir.
Önerilerinizden ilkine katılıyorum. İkinci öneriniz kapsamlı olarak düşünülmeden, sadece polisiye tedbirlerle ele alınırsa, uygulamada çok hatalarla karşılaşılabilir. Daha büyük felaketler söz konusu olabilir.
Uzun zamanlı, geniş katılımlı, tarafsız denetimlerin uygulandığı, yönetici-öğretmen ve öğrenci katılımlı toplantı ve seminerler düşünülebilir.
Konuyu düşünmeye çağrınız çok yerinde.
Esenlikler diliyorum.
"Dün Urfa’da, bugün Maraş’ta... Kalem tutması gereken elleri korkuyla titretenlere, okul sıralarını matem yerine çevirenlere lanet olsun. Savunmasız çocukların ve ilim yuvalarının hedef alındığı bir yerde, tarafsızlık değil ancak dilsiz şeytanlık olur. Masumun ahı yerde kalmaz; bu hainliğe sebep olanlar, o minik yüreklerin korkusunda boğulacaktır!"
Sil