19 Haziran, 2026

UYUMAK YA DA UYANMAK

 Emil Michel Cioran, 1911-1995 yılları arasında yaşamış Rumen filozof, deneme yazarı ve tanınmış önemli bir 20. yy. retorik sentezcisidir.

Emil Cioran'a göre insan iki şekilde yaşayabilir. Uykuda kalarak ya da uyanarak. Cioran'ın uyku dediği şey sadece fiziksel bir dinlenme değil, sistemin, inançların ve toplumun sunduğu o sahte tesellilere itaat ederek kendi işlerini unutmaktır.
İnsan çoğu zaman bir amaca, bir kariyere ya da bitmek bilmeyen bir umuda itaat ederek kendini güvende hisseder. Çünkü uyanık kalmak, dünyanın o sağır edici sessizliğiyle baş başa kalmak demektir. Birçok insan sırf sorumluluktan kaçmak için kendine yalanlar söyler.
Bu itaat, Cioran'a göre bir afyondur. Hayatın anlamsızlığını örtmek için taktığımız o maskeler aslında bizi kendimize en uzak yabancılar haline getirir. Oysa Cioran der ki, gerçek bir uyanış tüm dayanaklarını kaybetmekle başlar.
Adem ile Havva yasak meyveyi yediğinde sadece bir tanrıya itaatsizlik etmediler. Onlar o huzurlu ama aptalca cennet uykusundan uyandılar. Acıyı, ölümü ve gerçeği seçtiler.
Çünkü gerçek özgürlük sana sunulan o pembe yalanlara hayır diyebilme cesaretidir. İnsan kendi cehenneminde bile olsa uyanık kalmanın onuruna kavuşur. Cioran'a göre gerçek insanlık tesellilerin bittiği yerde başlar.
Bu, kör bir umutsuzluk değildir. Aksine, aklın, çıplak gerçeğin ve sahteliğe prim vermeyen bir vicdanın zaferidir. Bize mutlu ol diyen, bizi sürekli tüketime ve onaya itaat ettiren bu düzene karşı en büyük başkaldırı sadece durmak ve uyanık kalmaktır.
Ve asıl huzur sana sunulan o sahte cennetlere itaat etmekte değil, gerçeğin o soğuk ve sert rüzgarıyla yaşamayı göze almaktır. Çünkü insan ancak o uyuşturucu tesellilere hayır diyebildiğinde gerçekten uyanır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Güzel insanlarla söylenen güzel sözler hiç bir zaman israf değildir. Yeter ki yürekten ve samimiyetle söylensin.
Sevgiyle kalın