Şimdi mesele İran'ın nasıl yönetildiği değildir.
O ayrı tartışılır.
Mesele, mazlumdan yana olmaktır.
Hatta kimin hangi milletten, dinden, mezhepten olduğu da önemli değildir.
Türk örf ve adetinde, İslam öğretilerinde de öncelik mazlumdan yana olmaktır.
Durum şudur:
ABD ve İsrail iki gözü dönmüş cani haydut devlet İran topraklarına ve halkına saldırıyor. İran da binlerce insanı, çocuğu katledilmesine, şehirlerinin yıkılmasına rağmen gücü yettiğince kendini savunmaya, bu canilere karşı caydırıcı olmaya çalışıyor. Burada İran mazlumdur.
Bizdeki ipi dışarıya bağlı bazı alçak zevat, din adamlı kılıklı çaşıtlar ve bazı tarikatlar ise İran yönetimini, mezhebini bahane ederek ABD ve İsrail'e çanak tutuyor, onları destekliyor, Türk milletini de ikna etmeye çalışıyorlar.
170 Çocuğun topyekun katledilmesine bile ses etmiyorlar...
Bunlar, alçaklar, namussuzlar, vicdansızlar, hainler, insan sınıfında bile değiller.


Kaleminize sağlık.
YanıtlaSilGazze'de çocuklar öldürülünce ağlarlar,
İran'da çocuklar öldürülünce, umurlarında olmaz.
Yani, Gazze'deki çocuklara ağlamaları da yalan; çünkü çocukları mezheplerine göre ayırıyorlar. Irak da Müslüman ülkeydi, Libya da, Suriye de. ABD üçünü bombalarken de zil takıp oynuyorlardı. Bunların derdi mezhep de değil, Libya lideri Kaddafi Sünni'ydi, Libya Sünni Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülke, Suriye'de Esad'ın eşi de Sünni ailenin Sünni kızıydı. Adam Sünni biriyle evlenmişti. Yani dertleri ABD'ye yaranmak. Dolayısıyla İsrail'e öfkeleri de yalan.
Saygılar.
Emperyalizm çok iyi biliyor ki; Türkiye'de Türk milleti en kolay dini üstünden arkadan dolanılarak ve de hep aynı noktadan defalarca ısırılır.
SilKatil Esed diyerek ABD'nin yanında bayrak gösterenler anlaşılan burada zorlanıyorlar. Vesayet kapıları yerel Mollalar, burada iktidara ön açmaya çalışırken. İktidar da uzay boşluğundan geçen süpersoniklerin Türkiye üstüne düşürülmesiyle fırsat kovalar gibi.saygılar